10 Aralık 2015 Perşembe

Ölüm Isıga Uzanmıs, Kadınsa Ona



Benim sigara içmem gerek sanırım, kahve var bir şeylerde karalıyoruz, evet evet sigara dumanı lazım. Her neyse  ne anlatacaktım ben ? Şimdi böyle birisi çıkıyor, karabatak gibi bunlar birden çıkıp birden kayboluyorlar, umut umut umut bir an umut oluyorlar ufak bir kıvılcım, geldin mi deyip kalbinin kapılarını sonuna kadar açıp içeri almak istiyorsun, sonra yavaş yavaş umutsuzluk giriyor içeri ! Buna sebep oluyorsunuz, o insan, o kalp umut etmenin ne demek olduğunu unutmuşken siz tekrar can sıkıcı duyguların fitilini ateşliyorsunuz.

Zorlamayın kendinizi, sevmiyorsa kalp sevemezsin, kaburgalarımızın arasında titreyen kalbimizi de ürkütmeyin ! Hayat bizim yakamıza yapışıyor ya izin vermemek gerek buna, acı acı çok defa tecrübe ettik, şöyle elimizle yakamızı düzeltip devam etmeliyiz yalnız sürdürdüğümüz bu yolculukta tek tabanca takılmaya, bu kelimeler birine kızgın olduğum için falan değil ya da haksızlık yapıldığını da düşünmüyorum, sevgi ısmarlama gelen bir şey değil, 

Şimdiki yazacaklarım uzlaşamayan kalplerimiz için değil, hiç bir zaman geçmişte kalmaman için, benimleyken ya da bir başkasıyla da olsan yıllar geçtiğinde anlayacaksın unutulmayanların kişiler değil o an yaşadığın duygular ve hisler olduğunu. Başka daha ne söyleyebilirim ki, karşındaki hiç bir zaman değişmeyecek, sen değişsen de o hep ya aldatan, yalan söyleyen, bencil biri olarak kalacak, sen kendini, zamanını, yıllarını harcadığınla kalacaksın. Bizler böyle şeyler çok yaptık sen yapma. 

Ben yazmama kararı almıştım güya !




30 Kasım 2015 Pazartesi

Kezbansın Sen Kezban Kal



Sıkıldım ya, aslında taslakta tuttuğum bir yazı var onu daha sonrası için saklıyorum, sabrediyorum daha doğrusu belki ben yanılıyorumdur zaman gösterecek. İnstagram dan da soğumaya başladım çünkü bizim özenti kezbanus ve ergenuslar megalomanlıktan kendilerini alamıyorlar, bütün kızlar pamuk şekeri yağız elemanlarımızda cool, adam spor salonuna yazılıyor 2. günü elinde telefon yarı çıplak pozlar, feysboku kapatmıştım instagramda da sona doğru gidiyoruz bakalım ne zaman olacak, bir fotoğraf paylaşmak için 2 saat şekilden şekle giriyorlar falan, vallahi afacanlar basıyor yapmayın ! Blog'daki cool kezbanlar bir tık üstü, bunlar "Leon The Professional" filmindeki Mathilda olma çabalarındalar, kız zannedersin ki Paris'te yaşıyor. Değilsiniz arkadaşlar kendiniz olun.



16 Ekim 2015 Cuma

Halimiz Duman



içerilerden, çok derinlerden bir ses "sabretmelisin" diyor ya.... öfkemi dizginliyor gibi, sıcak demiri suya sokmak gibi. cossssssssss . . .

. . .
Aldırmazsan aldırma
Ama kendini kandırman gerek
Kandırmazsan kandırma
O zaman sana anlatmam gerek

Kendisi bir garip melek
Ardına düşmeniz gerek
. . .

şeytan yılların tecrübesi o...çocuğu çok güçlü, bir ordan deniyor bir buradan, "bak o da mutlu", "ne kadar çok seviliyor", "birbirleri için yaratılmışlar", "sen yine yalnızsın" . . . bak yine sinir geldi, biraz daha duman, ciğerler dumansız işlemiyor . . .

. . .
Öyle dertli dertli bakma gören olmaz
Kalbinden söyler ama gören olmaz
. . .

elim hep siyah tshirte gidiyor, üstüne siyah deri montuma, botlarda siyah, Şşşşş sakin, içimiz kararmış dark knight gibi dolaşsak nolur ki ? biraz duman gerek ciğerlere, nefessiz kalmış gibi asılmak gerek, bir dal daha, bir dal daha . . düşmeden önceki tutulan son dal gibi hepsi . .  "çok içme abi" diyor, sana ne y...m diyorum içimden, hepsi içimde, o da diğer hepsi gibi suçsuz çünkü, peki suçlu kim ? suçlu yok ki salak, cevapta içimde,

. . .
arkadaş sen bu değilsin
görünüş sadece giysin
arkadaş niye gücendin
alıştım karıştım ben sana
rüyanda görsen inanma
. . .




8 Ekim 2015 Perşembe

Fields Of Gold



Aşk sadece üç tane harf miydi ? 
Birkaç şarkı  nelere kadir ? 
Sadece üç tane harfle çok şey anlatabiliyorsun, 
kimilerinin hiç bilemediği aslında şanslı mı değil mi bunu da benim bilemediğim !
Sting bu şarkıları yapmamalıymış, 
ben o zamanlar da dinlememeliymişim şuanda da dinlememem gerektiği gibi..
Ne ara 2016' ya yaklaştık ?
Herkesin hayatı akarken, yıllar böyle geçip giderken, benim yıllardır yerimde saymam,


...You'll remember me when the wind moves...




20 Ağustos 2015 Perşembe

Yaşamak İstemem Aranızda

Yazıyı okumaya başlamadan önce Yavuz Çetin'den - Yaşamak İstemem adlı parçayı açıyoruz.



İnsanın canı sıkkın olunca her şey daha sıkıcı, tahammül edilmez oluyor. Moron(embesil demedim moron daha absürt geliyor) insanlara tahammül etmek daha da zor geliyor. E haliyle bu ülkede moronlardan istemediğin kadar çok var. Ofiste, sokakta, trafikte yani nefes alabildikleri her yerdeler ! Ülkenin bin bir türlü derdi olduğu gibi sokak hayvanlarının da bir sürü derdi sorunu var ve duyarlı insanlar onların derdine yetecek düzeyde değil, öncelikle sokaktaki çocuklar onların en büyük belalısı, sonra sevgisiz apartman sakinleri ve dükkan sahipleri, varlıklarına sevgi saygı göstermelerini geçtim sevenlere de tahammülleri yok. Bu insanımızı sevmeme nedenlerimden sadece bir tanesi, daha sürüsüyle var.

Şehit haberlerinden dolayı haberleri falan izlemiyor dinlemiyor dinleyemiyorum, e hissiz biri olmayı da başaramıyorum, yanımda oturan arkadaş daha önceden uyarmama tembihlememe rağmen şehit haberi gelmesiyle direk bana söylüyor. Ofis insanlarını duymayayım diye kulağımda kulaklık olmasına rağmen bir şekilde kulaklığı çıkarttırıp inatla bunu bana yapıyor.

Aslında öfkemi ve mutsuzluğumu tavan yaptıran asıl mevzu dün akşam evin önüne gelmemle hasıl oldu, evin altındaki atölye ve embesil apartman sakinlerine rağmen kuru mama verdiğim kedilerden yavru olan bir tanesine araba çarpıp öldürmüş, ona o kadar alışmıştım ki isim vermeyi bile düşünmüştüm, her gün yolumu gözlüyor mama verdiğimde teşekkür eder gibi miyavlıyordu, o dükkanda çalışan erkeğim diye ortalıkta dolaşan o kansızların hiç biri hayvanın ölüsünü dahi kenara çekmemişti, öyle paranoyaya bağlatıyorlar ki sanki "bak sen besliyordun onu ama araba çarpıp öldürdü gör gözlerinle" demek mi istiyorlar acaba diye düşünmeme sebep oldular. 

Sonuç olarak, insan olamayan herkes için lanet okumamam onlar için en iyi temennidir.

Temsili Güzellik





9 Mart 2015 Pazartesi

Teoman - Eski Bir Rüya Ugruna


















Özledik be gözüm . . . 

Albüm içerisinde yer alan şarkılar;

  1. Teoman – Sardunyalar Arasında
  2. Teoman – Hem Hayattan, Hem Ölümden…
  3. Teoman – Serseri
  4. Teoman – N’apim Tabiatım Böyle
  5. Teoman – Limanında
  6. Teoman – Yıldızları Yakalamak
  7. Teoman – Çölde Çiçek
  8. Teoman – Seninim Son Kez
  9. Teoman – Kadının Gidişi
  10. Teoman – Kum Saati
  11. Teoman – N’olur Gitme Kal

Çok heyecanlıyım ve şarkıları acayip merak ediyorum. Şimdilik "Serseri" adlı parçayı dinledim ahanda sözleri.


Serseri


Bunlar güzel günlerimiz
Daha beter olcak her şey
Dünya zaten yalan dolan
Kaderden kaçamaz insan

Vurulmuş kalbinin ortasından

Aynaya bakmam
Kendimi bilmem
Hayat acıtınca
Dünyayı sevmem
Ne yazık ki tek tabanca
Serseri doğdum
Serseri ölcem




27 Şubat 2015 Cuma

Belki Bir Gün












Şimdi Ortaçgille Teoman'ın birlikte verdiği konserin şarkılarını dinliyorum da, ne tatlı herifler lan bunlar =) düşünüyorum da bu adamlarla komşu olsaydım ya, böyle sabah dairemden çıkarken  mavi ayakkabılarının bağcıklarını bağlayan Bülent Ortaçgil'le sabahlaşsak "Abi günaydın, nasılsın?" ya da akşam kapım çalsa Teoman "Sonsuz birazcık tarçının var mı?" diye sorsa(tarçını çok severim ve bu hayal benim).  

Tam da şuan dinlediğim "Eylül akşamı" . . .

Bu şarkıya istinaden,

Belki bir gün . . .

Bir yerlere giderken aynı renk tonlarında giyiniriz,
Plansız bir yerlere gidip süprizlerle karşılaşırız,
Sensiz plan yapıp sana süprizler yaparım,
Tam mesaj atacakken ekrana senin sevgi mesajın düşer,
Birlikte markette reyonları gezer, alacağımız abur cubura karar veremeyiz,
Akşama hangi sinemaya gideceğimizi düşünürüz,
Sana anlatamadığım hislerimi müzik listesi yaparak anlatırım,
Kitapçının bir köşesinde sen, bir köşesinde ben kitaplara göz atarız,
Birlikte sokak kedilerine mama dağıtırız,
Otobüste giderken başını omzuma dayarsın,
Ada'da bisiklete bineriz,
Seninle şebek şebek pozlar verir bol bol foto çekiliriz,
Yara izlerimizi gösterir nasıl olduklarını anlatırız,
Balat'ta bir cafede çay içeriz,
El ele tutuşur karların üzerine birlikte atlarız,
Ya da denize atlarız,
Aynı şişeden ağzımızı dayar su içeriz,


Seni kıskandığım için homurdanırsın
Seni öptüğüm için utanırsın
Seni sevdiğim için . . .



24 Şubat 2015 Salı

Müptezel

Gözleri gözlerime takılan kadın, sen mutlulukların gölgesinde demlenirken ben intihara teşebbüs düşüncelerle düşlememeye çalışıyorum seni. Yılları da saymıyorum artık tesbih gibi tane tane sıraya dizerken ve sayısını da hatırlamıyorum kalbimin seni ne kadar sayıkladığının. Gözlerim her gece tavanla sevişirken sen kalbini de verdin mi tenini teslim ettiğine ? Amaaaan neyse ne, sen bakma kalbime arada bir gelip giderler ona böyle . . . 



21 Şubat 2015 Cumartesi

56K


"Ooo papatya son bir defa bana bak" bu şarkıyı dinlerken o yıllara o anlara gitmek iyi hissettiriyor. 56 K modemimle İnternet'ten illegal yaptığım ilk deneyimdi, bir de Kardelen'i indirmiştim, küçücük odamda 15 İnch tüplü ekranımda Winamp'tan peş peşe çalıp çalıp eğlenirdim, gelecek kaygılarından çok uzak güzel yıllarmış diyorum, zaman ne kadar da acımasızsın. O zamanlar İnternet'ten bir şeyler bulup indirmek çok zor ve bir o kadar eğlenceliydi, bir resmi kaydetmek bir kaç dakika sürebiliyor, evin telefonu İnternet'e bağlıyken meşgul veriyordu(isyankar ebeveynler cabası), tanıştığın biriyle sohbet ederken zart diye bağlantı kopabiliyordu. Şimdilerde (maalesef)milyonları aşan Adult sitelere o zamanlarda giriş dahi yapamıyordun, o yıllar İnternet bile daha güvenliydi, isim soy isim dahi vermeye çekinirdi insanlar, önce Nick name'le tanışır karşısındakine güvenirse ismini söylerdi, kız nicki ile girip az mı işlettik milleti, şimdilerde İnternet'ten tanıştığı kişi tarafından kaçırılan bir sürü genç kız haberi duymak cidden çok üzücü. Bunları böyle yazınca kendimi epey yaşlanmış gibi hissettim ama o yıllar da çok uzakta sayılmaz değil mi? Bahsettiğim yıllar 1995-1998 eğer birinin evinde o dönemlerde bilgisayar varsa zengin muamelesi yapılır imrenilirdi (ki alakamız yok) ha havam olmuyor muydu eh işte ^-^ kısadan kesip 90'lar da çocuk olma tribine bağlamayacağım yeter bu kadar.

Dip Not: Teoman'ın "O" ve "On yedi" albümleri favorimdir ve "Dünya" adlı parçası ile bir İnternet Paketi reklamında oynamıştır. 

Ekstradan Kemal Sunal'ın oynadığı E-Kolay reklamları.



13 Ocak 2015 Salı

Öyle Bırak

Bırakta unutayım seni,
Bırakta dost olayım sensizlikle,
Ellerimi bıraktığın gibi bırak beni,
Kendi halime terkettiğin gibi bırak,

ya da

Tenin tenime yasakken,
Varlığın kalbime tuzakken,
Gözlerin gözlerime ırakken,
Bırak, vefasız hatırlıyayım seni.